Röportajlar

Sıradışı Bir Girişimcilik Örneği Mira Canlı Yem Böcekçilik

Selami bey; çok teşekkür ediyoruz bizi misafir ettiniz, bize tesisinizi açtınız. Açıkçası uzun zamandır aklımızda olan, ziyaret edip haberleştirmek istediğimiz bir konuydu Mira Canlı Yem Böcekçilik. Çünkü canlı yem konusunda bu alanda ülkemizde ilk ve tek ve profesyonel anlamda da tamamen resmi koşullarda faaliyet gösteren tek işletmesiniz. Dolayısıyla bunu çok önemsiyoruz ve bunu haberleştirmek istedik. Ziyaret talebimizi kabul ettiğiniz için çok teşekkür ediyoruz. Müsaadenizle bazı sorularımız olacak. Öncelikle sizi tanımak istiyoruz.

Selami Gökgöl kimdir? Kısaca sizi tanıyabilir miyiz?

Selami Gökgöl eğitimini yurt dışında tamamlamış, gençliğinin büyük bir kısmını Almanya’da geçirmiş biri. İki çocuk babası, 3 fakülte mezunu şuanda da 4. Fakülteyi okuyor. 4. Fakülte olarak A.Ö. Fakültesinde Uluslararası Ticaret ve Lojistik bölümünü okuyorum. Halen okumamdaki amaç işimle alakalı kendimi ve işletmemi geliştirmeye yöneliktir. Çünkü buradaki bizim işimizin hem uluslararası ticaret hem de lojistik boyutlu prosesleri mevcut bu nedenle işletmemizi profesyonel anlamda geliştirmek ve katkı sunabilmek amacıyla halen okuyup kendimi yetiştirmeye çabalıyorum. Aynı zamanda 27 yıllık profesyonel lisanlı kokartlı turizm rehberiyim.

Mira Canlı Yem Böcekçilik firmasını bize tanıtabilir misiniz? Ne zaman kuruldu, faaliyet alanları nelerdir?

Mira Canlı Yem Böcekçilik ilk etapta Anadolu Grasshopper- Anadolu Çekirge olarak kuruldu bundan takriben 15 yıl öncesi. Tabi bundan önce 3 yılda bu girişimcilik fikrinin bizde oluşması, bu alanda faaliyet gösterebilmek için yasal mevzuat koşullarının sağlanması aşamalarını da katarsak 18 yıllık bir geçmişi olan bir firmayız. Tabi önceleri adi şirket olarak kurulmuştuk Anadolu Çekirge olarak. Yurt dışındaki bazı ihalelere katılabilmek amacıyla limited şirket olmamız gerekliliği doğunca Anadolu Çekirge ismini  Mira Canlı Yem Böcekçilik Tur. İnş. Tarım Tic. Ve San. Ltd. Şti. olarak değiştirerek işletmemiz bugünkü halini almış oldu.

Canlı yem böcekçilik işi çok sıra dışı bir girişimcilik örneği yani böyle bir işi yapmaya nasıl karar verdiniz, nereden aklınıza geldi?

Benim bir hobim vardı. Balık ve akvaryum hobisi. Özellikle de Diskus balığı yetiştiriciliği ile ilgileniyordum. Diskus balığını üretmek bir hayli zordur. Bir gün arkadaş ortamında arkadaşlarım bana birçok balığı ürettin ama Discus alığını üretemezsin gibi bir yaklaşımda bulundular. İddiacı ve rekabetçi kişiliğimden dolayı ben bu Discus balığı üreticiliğine başlamış oldum. Tabi Discus balığı canlı yem ile beslenebilen bir tür. Bu balığı besleyebilmek için canlı yem arayışına giriştim ama hiçbir yerde bulamadım. Bir gün kızıl kurt diye bir canlı yem türü var. Bu kurt pisliğin içerisinde yaşayan bir canlı ondan bir tanesini alıp bir peçeteye sarıp buz dolabının dondurucu bölümüne koyduğum bir zaman eşimle evde karşı karşıya geldik. Eşim ‘ben buzdolabımda böyle kurt falan görmek istemiyorum’ diye çıkışınca bende bir nevi karar alarak muhakkak benim gibi böyle canlı yem ihtiyacı ve sıkıntısı çeken insanlar vardır diye düşünerek böyle bir girişimciliğe yönelmeye karar vermiş oldum. Zaman içerisinde turizminde çok parlak gitmemesi üzerine bazı arkadaşlarıma bu girişimcilik fikrimden bahsettim 4 kafadar böyle bir yola çıktık ama zaman içerisinde bizimle yola çıkan iki arkadaşımız maddi nedenlerle bizden ayrılmak zorunda kaldılar. Çünkü çok maliyetli bir yatırım bu iş. 3 yıl boyunca hiç satış yapamadık. Düşünün  3 yıl boyunca bir işi yapıyorsunuz sürekli öz sermayenizden gidiyor ve karşılığında kazanç yok. Tabi o iki arkadaşımız daha fazla bu işi sürdürmek istemediler ve ayrılmak istediler. Bizimde diğer yatırımlarımızdan gelirlerimiz olmasaydı muhtemelen bu işi bugünlere getiremezdik. Eğer bizim gibi başka gelir kaynakları olmayan birileri bu işi yapıyor olsaydı en fazla 6 ay sonra pes eder ve bu işi sonlandırırdı. Bizler gurur meselesi yapıp benimde inatçı yapımla birlikte bu iş ya olacak ya olacak şeklinde mücadelemizi sürdürdük ve bunu başardık. Bizim sayemizde Türkiye’de hayvan çeşitliliği arttı. Özellikle hayvanat bahçelerinde tür sayıları artış gösterdi. Hobici kesim sayısı arttı 4’e katladı diyebilirim. 3 yıl boyunca hiçbir şey satamayınca bizlerde süreç içerisinde zor günler yaşadık. Evimi arabamı ve  diğer gayri menkullerimden de satmak zorunda kaldım. En son diğer ortak arkadaşım 2 yıl önce kendi hakkına düşen payı alarak ayrıldı ve bu iş tamamen bizim üzerimize kalmış oldu. Yani hiç kolay olmadı başarmak.

Muhabir; şimdi Selami Gökgöl’ün şahsında Mira Canlı Yem Böcekçilik firması sıradışı bir girişimcilik örneği olmasının yanısıra, asla vazgeçmeme ve pes etmemenin bir başarı hikayesi olarak ta karşımıza çıkmakta. Bu hikaye çok ilginç bir hikaye insanlara anlatılmalı çünkü girişimcilik yapmak isteyen, bir takım zorluklarla yüzleşen insanların başarının hiçte kolay olmadığı, azmetmek gerektiği, vazgeçmemek gerektiğini anlatan çok önemli örnek bir hikaye dolayısıyla bunu çok önemsiyoruz doğrusu azminize hayran kaldık.

Peki bu tesiste kaç tür böcek yetiştiriyorsunuz?

Şuanda elimizde 12 çeşit böcek türü bulunmakta. En önemli kalemimiz çekirgedir. Şuanda takribi 1 milyon çekirgemiz elimizde mevcut. Tesisimizde her gün ortalama 6000 ila 10000 bin arasında çekirge dünyaya gelir. Tabi biz üretim potansiyelimizi bize gelen arz ve talep durumuna göre ayarlayabilmekteyiz. İkinci derecede üretim kalemimiz un kurdudur. Un kurdu üretim  kapasitemiz ortalama 10-12 ton civarındadır. Tabi burada da arz ve talep doğrultusunda üretimimizi azaltıyoruz veya arttırıyoruz. Üretim ortamımız yeterince müsaittir. Tesisimizin iklimlendirme koşulları, nemi sıcaklığı tamamen otomasyon sitemine bağlı olarak ayarlanır ve denetlenir. Bize düşen sadece hayvanlarımızın yemlemesini doğru zaman ve miktarlarda yapmaktır. Üretme süreçleri çok hassas takip edilmesi gereken bir takvime bağlı olarak takip edilmek zorundadır. Geçen sene Çin’den çok özel bir makine getirttik. Bu makinanın bize maliyeti 65000$’ı buldu. 17 personelin 1 günde yapabileceği elemeyi 8 saat içerisinde yapabilmekte. Ayrıca Madakaskar böceği, Dev ve cüce boyları, nubiya böceği yine cüce ve dev boyları var, hamam böceği türleri, tartara hamam böceği, akdeniz cırcır böceği, Avrupa cırcır böceği gibi türlerimiz var. Bizim amacımız burada farklı böcek türleri üreterek Türkiye’deki hayvanat bahçelerinin taleplerini karşılayabilmek, hobiciliği biraz daha destekleyerek insanlara hayvan sevgisini aşılayabilmek. Çünkü bugün içinde hayvan sevgisi olan bir kişi insanı hayli hayli sevecektir. Sevginin kıyaslaması yoktur. İnsan sevgisi ayrı hayvan sevgisi ayrı diye bir kıyaslama benim gözümde yoktur. Canlıyı sevmek her zaman önemlidir. Bir canlıyı sevdikten sonra canlı canlıdır. Rengimiz, dilimiz, dinimiz farklıda olsa birbirimizi sevmeliyiz. Bu gerçeklikten yola çıkarak bu sevgiyi aşılamaya çalışıyoruz.

Muhabir; Neticede küçücük bir böcekte olsa bir hayat. Biraz öncede gezerken benim dikkatimi çekti, kafesleri açıp bana gösterirken bir iki dışarı çıkan böcekler oluyordu, tabi tesise baktığımız zaman milyonlarca böcek var ama siz bir tanesini bile alıp yerine koyuyordunuz. Yani milyonlarcanın içerisinde 1 taneyi bile gözden çıkarmamak bence çok önemli bir ayrıntıydı. Bir böceği bile önemsemek, onunda hayatına değer vermek ve işin bereketinin belki de o tek böcekte saklı olabileceği duygu düşüncesine sahip olmak bizce çok yüksek bir haslet. Bu konuda da sizi tebrik ediyoruz.

Peki bu böcekleri kimler alıyor, müşterileriniz genel olarak hangi kesimler?

Tabi miktar olarak bakacak olursak en büyük pay hayvanat bahçelerine ait. Hayvanat bahçelerinde bazı hayvan türlerine bu böcekler canlı yem olarak sunulmakta. Diğer taraftan hobiciler besledikleri farklı türlerdeki evcil hayvanlarına canlı yem olarak verebilmek amacıyla ürünlerimizi alıyorlar. Her etçil hayvan bizim ürünlerimizi tüketir. Sürüngenler, kaplumbağalar, semenderler, bazı örümcek türleri ve  kanatlılar başı çekmekte. Özellikle kanatlılarda üreme yumurtlama dönemlerinde ve civciv yetişme döneminde canlı yem kullanımının çok önemi vardır.

Şimdi biz tesisi gezerken çok farklı üretim prosesleriyle karşılaştık, hiç kolay bir iş olmadığını gözlemledik. Yani her şeyin bir ilmi var, püf noktası var gördük ki bu işin çok püf noktaları var, çok hassas konuları var. Gerçekten ciddi bir deneyim, ciddi bir bilgi birikimi ve her şeyden önce çok ciddi bir takip isteyen bir süreç bu konudaki deneyim ve tecrübelerinizi, bilgi birikimlerinizi, uygulama yöntemlerinizi süreç içerisinde nasıl kazandınız?

Avrupa’dan Türkiye’den üniversitelerden çok kaynaklar karıştırdık. Ama gördük ki profesyonel bilgiyi kimse paylaşmak istemiyor. Üretimle alakalı bilgiler çok yetersiz. Böceklerle mücadele adı altında böceklerin imha ve yok edilmesine dair bilgiler, araştırmalar çok fazla fakat nasıl üretileceğine dair bilgiler çok yetersiz. Bu nedenle deneme yanılma yöntemleriyle kendi ar-ge çalışmalarımızı yaptık başarılı olduğumuz anlar oldu, başarısız olduğumuz anlar oldu. Baktık ki iş rayından çıkıyor bu şekilde devam edecek olursak işin sonu hüsranla sonuçlanacak, elimizde ki son kuruşları da daha uzun süre ar-ge çalışmalarına yatırmanın bir anlamı olmadığını gördük. Türkiye’den hiçbir yerden profesyonel, bilimsel anlamda bir destek göremeyince Avrupa’da bu işi yapan firmalarla iletişime geçtik fakat Avrupa’daki hiçbir firma bu konudaki püf noktaları bizimle paylaşmak istemedi çünkü her ne kadar yabancı bir ülkeden olsak ta bizi rakip firma olarak görüyorlardı. Turizmci olmamız nedeniyle yıl içerisinde binlerce insanla muhatap oluyoruz. Gezdirdiğimiz bir turist dostumuzun bir akrabasının bu işlerde uzman olduğunu öğrendik ve kendisiyle iletişim kurduk ücreti mukabilinde kendisinden teknik ve profesyonel destek hizmeti alamaya başladık. Sonuçta aldığımız destek sayesinde ölüm oranlarımız azaldı, doğum oranlarımız ve üretimimiz arttı. İşlerimizi toparlayabildik ama bu hizmet bize hiç ucuza mal olmadı. Şimdi biz basın yayın organlarında haber olmaya başladıktan sonra yılda mübalağa etmiyorum 1000 e yakın kişi beni arayıp “bende böyle bir işe yatırım yapmak istiyorum siz nasıl bu işi yapıyorsunuz?” diyerek bizden bilgi almaya çalışıyorlar. Bir kere az bir sermaye ile yapılabilecek bir iş kesinlikle değil. 50 bin, 100 bin, 200-300 bin liralarla yapılabilecek bir iş değil. Bunu baştan bilmeleri gerekiyor. Çünkü; ilk başta giderleriniz o kadar çok olacak ki bunu ilk etapta ürün satarak karşılayamazsınız. Sadece böyle bir tesisisin iklimlendirme sistemini kurabilmek çok büyük maliyetlere sahip olmak demek. Nem alma cihazı en azından 30 bin tl, havalandırma sistemi 60-70 bin tl, ısıtma sistemi bakanlığın istediği standartlarda kurabilmek için nerden bakarsanız bakın 70-80 bin liraları bulabiliyorsunuz. Eee biz daha üretim sistemlerinden bahsetmedik. İçeriye girip baktığınızda üretim kafeslerinden her birinin ortalama 400 tl gibi bir maliyeti var. 1 kafesin maliyeti yani kafesi yerleştirdiğiniz demir raf sisteminden bahsetmiyorum daha eee bizde var 450 tane kafes. Hadi siz 450 tane değil de 100 tane kafes yaptırın tanesi 400 tl den 100 kafesin maliyeti bile çok ciddi yekün miktarlara ulaşmakta. Bunun haricinde hayvanların yumurtlayabilmeleri için plastik kaplara ihtiyacınız var bizim elimizde 3000 adet var o kaplardan. Siz 3000 değil de 1000 plastik kap kullanın. Tabi bu kaplarında belli standart özelliklere sahip olması gerekmektedir. Tanesi 30 tl. 30 tlden 1000 tanesinin maliyetini düşünün. Birde doğumhanede kullandığımız kapları kutuları gördünüz o kutuların her biri 130 tl. Bizim elimizde var 120 tane. Şimdi insanlar genelde şöyle düşünüyor yaa böcekte çekirgede neymiş biz 30-40 liralara bu işe girişirim üretip çoğaltıp satar para kazanırım falan gibi düşünüyor. Yok öyle bir düzen. Keşke öyle bir dünya olsaydı. Ben sadece aylık 4000 tl elektrik faturası ödüyorum buraya. Bu işi tek başınıza da yapamazsınız personel gerekli. Bir personelin maliyeti nerden baksanız maaşı, sigortası, pirimi yemeği  aylık 3000 lira. Birde patron olarak kolları sıvayıp işin içine girmez işten tiksinirseniz bu iş olmaz. İşin içine gireceksiniz ki çalışan personelin nasıl koşullarda çalıştığını anlayabilesiniz bunu yapmadığınız takdirde gelen personeli 2 gün içerisinde kovarsınız. Çünkü kendiniz işin zorluk derecesini bilmiyorsunuz ama personelden iş bekliyorsunuz, olmaz. Yani kolları sıvayıp işin içine girecekseniz ve büyük maliyet ve yatırımlara girişecekseniz eyvallah ama onun haricinde başarılı olmak imkansızdır.

Tabi bu işin ekonomik boyutu, bu ekonomik boyut her işletmede karşılaşabilecek olan şeyler, birde böcekçilik işinin teknik boyutu var. Mesela iklimlendirme sistemi, havalandırma, nemlendirme, ısıtma koşulları, özel yetiştirme kafesleri, sonra verilecek yemler ve her şeyden önemlisi bu böceklerin yetişme evreleri yumurta, pupa, kurt, böcek oluncaya kadar geçen her evrenin kendi içerisinde farklı uygulama yöntem ve teknikleri var bunun takip edilmesi, yani işin teknik boyutuna bakıldığı zamanda iş çok, ayrıntı çok ve gerçekten çok hassas ayarların olması gereken, ekipmanın, ortamın, yöntemlerin olması gereken bir süreç burada bunun çok başarılı bir şekilde uyguladığınızı gördük. Açıkçası hayranlığımı dile getirdim size, çünkü ben gelmeden önce sizin diğer basın yayın organlarında önceden yayınlanmış haber ve röportajlarınızı okuyup gelmiştim aklımda bir tablo şekillenmişti fakat buraya gelince kafamda oluşan fikirler tamamen değişti çünkü uzaktan göründüğü gibi değilmiş gerçekten, iş süreçleri çok fazla bu yönüyle takdiri fazlasıyla hak ediyorsunuz. Birde bu işin mevzuat boyutu var yani her böcek üreteceğim diyen, hayvan üreteceğim diyen bu işi yapabiliyor mu? Bu işin mevzuat boyutu mevzuat zorlukları nedir? Geçmişten bugüne kadar tesisinizle alakalı resmi prosedürleri ve yasal mevzuatları karşılayabilmek adına neler yaşadınız?

Bugüne kadar bu alanda ilk olmanın faturasını maddi manevi çok ağır ödedik ve halende ödüyoruz. Nasıl oluyor mesela elinizde resmi izinleriniz olmasına karşılık karşı taraf sizi anlamayabiliyor. Örneğin bunca yıldır bu işin içerisinde olmamıza rağmen bazı kargo şirketleri canlı hayvan taşıma yönetmeliğine aykırı diyerek bizim taşınan hayvanlarımızı taşımaz oldular. Bizde bunun üzerine Ulaştırma Bakanlığına yazı yazdık durumu izah ettik Tarım ve Köy İşleri Bakanlığından üst yazılar alındı ürünlerimizin taşınmasında herhangi bir sakınca olmadığına dair bilgi verildi. Bunu ilgili kargo şirketine iletmemize rağmen kargo firması taşımamakta kararlı oldukları yönünde bir karar verdi. Aradan bu kadar yıl geçmiş zaman zaman bazı zorluklarla karşılaşabiliyorsunuz. Örneğin bizim kategori olarak hangi ticaret gurubuna kaydedileceğimize dair karışıklıklar yaşayabiliyoruz. Biz kara hayvanı yetiştirmemize rağmen Antalya ihracatçılar odasında ilgili bölüm olmayınca İstanbul ihracatçılar odası su ürünleri bölümüne kaydımızı yaptırdık. Belediye ile olan işlerimizde bu sorun olabiliyor bize diyorlar ki siz kara hayvanı yetiştiriyorsanız su hayvanları kategorisinde ne işiniz var. Yani bunun gibi tezatlar her zaman yaşanabiliyor. Biz bakanlıkta zararlı böcekler kategorisinde yer almakla birlikte aynı zaman da ipek böceği ve arı gibi yararlı böcekler kategorisinde de işleme tabi tutuluyoruz bu konuda da çok büyük tezatlıklar var. Mevzuata tam oturtamadıkları için biz burada birçok kez denetim geçirdik. Ankara’dan heyet geldi, İzmir’den heyet geldi Antalya heyeti ayrı olarak geldi, Adana’dan işin uzmanı olan bir ekip geldi. Bu süreç 3-3.5 yıl sürdü yani bize kimse burada bu işi yapabilirsin diyemediler. Binamız incelendi, yapısal hususlar incelendi bunun haricinde bizden çevreye ve doğaya zarar verecek olursak teminatlar istendi ve biz bu teminatlara imza attık ve bu teminatlar çok yüksek miktarlarda. Yani Allah korusun burada komşumuz olan seralarda, ekili arazilerde benim hayvanlarımdan kaynaklı zararlar oluşacak olursa bunun karşılığında benim bakanlıkta teminat senetlerim var. Yani her önüne gelen ben bu işi yapacağım demesiyle bu iş olmuyor. Yani bu şartların zorluğundan dolayı da bugüne kadar ülkemizde ikinci bir tesisi kurulamadı. Bakanlık şunu talep ediyor; önce kendi mevzuatlarında belirtilen koşullara sahip yeri al, tesisini kur, ekipmanlarını oluştur gelip bakalım şartlarımızı sağlıyorsa çalışma ruhsatı verelim diyor. Yani önce çok yüksek miktarlarda yatırımlar yapmanız isteniyor ve sonucunda ticaret yapmanıza izin verilip verilmeyeceği belli bile değil. Yani bu şartlarda bu işe girişmeye cesaret etmek çok zor. Yani bugün bir bakkal dükkanı açacak olsanız dükkanı kiralar malları getirir ve ertesi gün para kazanmaya başlayabilirsiniz ama bu işte böyle kolay bir süreç söz konusu değil maalesef.

Siz bütün ürünleriniz resmi ve faturalı olarak satıyorsunuz buda çok önemli bir ayrıntı. Birde bizim öğrendiğimiz kadarıyla sizin ihracat ikinciliği ödülünüz var.

Evet 2010 yılında ihracatın yıldızları e- ticaret kategorisinde Türkiye ikinciliği ödülüne layık görüldük.

Çok güzel çok önemli bir başarı bu konuyla ilgili olarak sizi tebrik ediyoruz. Peki bundan sonrası için Mira Canlı Yem Böcekçiliğin vizyon hedeflerinde neler var?

Bizim yakın zamanda hedeflediğimiz şeylerden bir tanesi faydalı böcek üretimine geçmek ama şimdilik bunlar neler olur bilemiyorum. Bu konuyla ilgili bakanlıkla görüşmeler yapmamız gerekmekte.

Burada bir anti-parantez açmak istiyorum BM Gıda Örgütü yakın zamanda yenilebilir böcekler listesi oluşturdu. Kırmızı et üretiminin karbon ayak izinin dünya çevresine ve ekonomik imkanlarına çok büyük hasarlar vermesinden yola çıkılarak alternatif gıda arayışları söz konusu tabi bu beyaz et mi olur başka gıdalar mı olur bunu zaman gösterecek ama yenilebilir böceklerinde alternatif bir gıda potansiyeli olarak karşımıza çıkacağı bir döneme doğru gidiyoruz. Dolayısıyla önümüzdeki yıllarda bu sektörde çok farklı durumlar gelişeceğe benziyor.

Evet ülkemizde de bazı üniversite araştırmalarında ve yayınlarda bununla ilgili çalışmalar yapılıyor. Finlandiya’da özellikle çekirgelerden un yapılarak gıda maddelerinde kullanılması ile ilgili bir çalışma söz konusu keza un kurdundan da un yapılması söz konusu. ABD’de pastaların içerisinde böcek çeşitleri kullanılmakta, Fransa, İsviçre, Almanya ve Hollanda bu alanda Finlandiya’yı izlemekteler. Onlarda ileriye dönük gıda alanında böcek tüketimini destekleyeceklere benziyorlar. İl tarım müdürlüğüyle bu konudaki görüşlerimiz paylaştım. İleriye dönük gıda olarak yetiştirilecek böceklerin ihracat potansiyelinin olduğundan bahsettim kendileri de bu konuya ilgi duyduklarını ve bu konuda destek verebileceklerini ifade ettiler.

Tabi buradan şöyle bir sonuç çıkmakta; bu böcek yetiştiriciliği hayvancılık ve pet sektörünün canlı yem ihtiyacını karşılamanın yanında yakın gelecekte insan gıdası olarak ta kullanılabilecek yenilebilir böcek yetiştiriciliği potansiyelini de barındırmakta buda sektöre çok farklı bir vizyon katmakta diye düşünüyorum.

Son olarak şunu sormak istiyoruz. Folluk Dergisi ülkemizin kanatlı yetiştiriciliği ve tavukçuluk alanındaki ilk ve tek dergisi. Tabi biz yayına başladığımız ilk sayıdan itibaren Mira Canlı Yem Böcekçilik olarak siz bizi destekliyorsunuz, reklam görsellerinizi yayınlıyoruz bu konuda çok teşekkür ederiz. Dergimiz hakkındaki düşünce ve kanaatleriniz nelerdir?

Derginizi çok olumlu buluyorum hatta bana göre çok geç kalınmış bir girişim keşke çok önceki yıllarda böylesi bir yayın yapılabilseydi. Ülkemizde bilgi üretimi konusunda çok büyük ihtiyaçlar söz konusu. Derginizin içeriğine baktığım zaman umduğumun çok ötesinde bir içerik zenginliğine sahip olduğunu görüyorum. Umarım bu kaliteyi sürdürür ileriye dönük daha büyük adımlar atarsınız. Folluk Dergisi’nin geleceğini ben Türkiye’de gelecekte çok daha yukarılarda görüyorum. Önemli olan oluşturmuş olduğunuz o yayın konseptini bozmadan ilerlemektir. Sizleri ancak tebrik edebilirim, bizlere de yer verdiğiniz için çok teşekkür ederiz.

Teveccühünüz ve göstermiş olduğunuz misafirperverlikten dolayı biz çok teşekkür ediyoruz.

Röportaj: Erkan Filiz

Folluk Dergisi

Folluk Dergisi Türkiye tavukçuluğunun medya yüzü