Kanatlı Sağlığı Köşe Yazıları

Tavuklarda İçme Suyunun Aşılama Üzerindeki Etkisi

Mart- Nisan- Mayıs ve Ağustos- Eylül- Ekim aylarında kuş göçü nedeniyle çok fazla patojen organizma bulunur. Bu patojenler hayvanlarımız için ciddi tehlikeler oluşturmaktadır. Özellikle virüs kaynaklı hastalıklar, sağaltımı mümkün olmadığı için, kısa sürede binlerce hayvanı telef edebilmektedir. Bu bakımdan, bu patojenler hayvanlarımıza bulaşmadan önce belirli önlemler alınması oldukça önemlidir. Yalancı veba (newcastle) ve i. Bronşitis aşıları en sık tercih edilen aşılardır. Civcivlerde birinci günden itibaren uygulamaya başlanarak, belirli periyotlarda farklı tür aşılarla koruma programları yapılır. İçme suyuna koyularak yapılabilmesi de oldukça  kolay bir kullanım imkanı tanır.

Kanatlılarda aşının başarısız olmasının en yaygın nedeni, hatalı uygulamalardır. Aşı uygulaması öncesi sürecin tüm detayları çok iyi planlanmalıdır. Bu planlama aşının sevki, muhafazası ve uygulaması konusunda iyi eğitilmiş ekibi de kapsar. Ancak doğru aşı uygulaması ile hastalık kontrolü ve sürü performansı sağlanabilir.   

Canlı aşının su veya sprey yoluyla toplu uygulamalarında bazı tavukların aşıdan faydalanamaması söz konusu olabilir. Aşı virüsünün tavukta çoğalması ve sonra aşının yatay bulaşma ile tavuktan tavuğa geçmesi ile bir korumaya sağlanacağını düşünmek risklidir. Bu durum, sürüde bağışıklığın gecikmesi ile sonuçlanır. Eğer sürü inaktif aşı ile aşılanmış ise, hayvandan hayvana aşı virüsü bulaşamayacağı için aşılamadan faydalanamamış kanatlılar korumadan yoksun kalacaktır.

İnaktivasyonun Engellenmesi

Aşıların uygun koşullarda saklanması korunması ve kullanıma hazırlanmasının önemine sıklıkla değinilmektedir, ancak bütün bu çabalar uygun olmayan bir içme suyu sistemi ile boşa gidebilir. Sudaki klor, amonyum bileşikleri veya sitrik asit gibi asitleştiriciler gibi sanitizan ürünler su yollarında ve filtrelerde aşı virüsünü inaktive edecek tortular bırakırlar. Su sistemindeki tortular aşı virüsü ile etkileşebilir yada aşı virüsünü tahrip edebilirler. Aşıların kullanımı esnasında meydana gelen bu kayıplar hastalıklara karşı yetersiz koruma sağlanmasına neden olabilir. İçme suyunun kalitesinin düzenli olarak kontrol edilmesi tavsiye edilir. Çok yüksek veya çok düşük ph değeri aşı virüsünün etkinliği üzerinde olumsuz etki yaratabilir. Buna ek olarak, 1ppm kadar düşük klor seviyeleri veya ağır metallerle kontaminasyon aşı virüsünü inaktive edebilir. Oksijenli suyun antimikrobiyel etkisi çok güçlüdür. Bu nedenle, bir oksijenleme sistemi mevcut ise aşılamadan en az 48 saat önce bu sistem kapatılmalıdır.

Suda Yağsız Süt Kullanımı

Sudaki klor veya diğer sanitizan maddelerin zararlı etkilerini nötralize etmek için 1 litre içme suyuna 2 gr. Yağsız süt tozu veya 100 litre suya 2 lt. Yağsız süt  eklenmesi tavsiye edilir. Süt veya süt tozu suya eklendikten sonra, aşı hazırlanmasında ve uygulanmasında kullanılmadan önce 15-20 dakika bekletilmelidir. Yağsız süt tozu, su ile karıştırıldığında topaklar oluşmasına neden olabilir ve çözündürülmesi güçtür. Bu problemin üstesinden gelmek için önce 60ºc’lik sıcak su süt tozuna eklenip bir fırça ile karıştırılabilir. Daha sonra hazırlanan süt içme suyuna eklenir. Sudaki süt proteinleri klor ve metal iyonları ile birleşerek sudaki aşı virüsünün canlılığının korunmasına yardımcı olur .

Hatırlatma

Aşılamanın başarısı aşıların doğru şekilde uygulanmasına bağlıdır. Yine de sadece aşılama ile %100 koruma sağlayamayacağımızı unutmamak gerekir. Çok sayıda enfeksiyöz ajanın, su taşkınlarının barajları aşması gibi kümesin bağışıklığını aşma yetenekleri vardır. Patojenlerin çiftliğe girişini ve çiftlikte yayılma olasılığını azaltmak ve enfeksiyon baskısını düşürmek için biyogüvenlik ve hijyenik önlemlerinin alınması çok önemlidir.