Dosya Konular Haber-Aktüel

TARTIŞMA: MEZATLAR

Ülkemiz süs tavukçuluğu ve kanatlı hayvan yetiştiriciliği camiasının en önemli meselelerinden birisi hiç şüphesiz ki mezatçılık konusudur. Camiada bu konuyla ilgili farklı görüşler, uygulamalar ve gruplaşmalar söz konusudur. Folluk Dergisi olarak kuruluş felsefemiz ve misyon değerlerimiz çerçevesinde yayın konseptimize giren kanatlı camialarının meselelerini gündeme taşımayı, sorunlarını tartışarak kamuoyu ve yetkililerin dikkatine sunmayı çok önemsiyor ve bu hususlarda camiamıza hizmet etmeye çalışıyoruz. Bu amaçla; mezat konusunu tüm yönleriyle tartışmaya açarak tüm tarafların görüşlerine tarafsız bir şekilde yer vermek istedik. Böylelikle camiamıza düşünsel bir katkıda bulunarak hizmet etmeyi amaçlıyoruz. Bu yazımızda camiada bilinen, sevilen ve camiamızın meselelerine vakıf duayen üreticilere mikrofon uzatarak mezatlar konusundaki görüşlerini ve önerilerini sorduk. Yazımızın son bölümünde ise bu görüş ve önerilerden çıkan sonuçları derleyerek paylaşmayı uygun görüyoruz. Böylelikle umuyoruz ki camiamıza bir katkıda bulunabiliriz.

Mezat sözlükte; ‘açık arttırma yoluyla yapılan satış’ olarak tanımlanmaktadır. Mezatçılık sadece kanatlı yetiştiriciliği sektöründe başvurulan bir uygulama olmayıp birçok sektör ve camiada sıkça karşılaşılan bir olgudur. Genel olarak önceden belirlenmiş yer, tarih ve saatte satıcı ve alıcıların bir araya geldikleri etkinliklerdir. Satışa sunulacak mal veya ürün için bir başlangıç fiyatı belirlenmekte ve açık arttırma usulüne göre en fazla fiyat veren kişide satın alma hakkı kalmaktadır. Bu yönüyle mezatlar her sektör için; üreticilerle müşterileri buluşturmakta, bir pazar yaratmakta, modern dünya koşullarında gayet medeni bir ortam sunarak sosyal birliktelikler oluşturmakta. Zannederiz ki bu yönüyle mezat olayını reddedecek ve karşı çıkacak kimse bulunamaz. Fakat bazı mezatçılık uygulamalarını eleştiren, bazı yöntem ve metodlara karşı çıkan insanlar söz konusu olabilmektedir.

İşte biz bu yazımızda süs tavukçuluğu sektöründe mevcut haliyle mezatları eleştiren ve farklı fikir ve önerileri bulunan, insanlara mikrofon uzatmak istedik. Yazımızın bu bölümünde mezatlarla ilgili görüş ve önerilerini sorduğumuz kişilerin beyanlarına yer vereceğiz. Sonuç bölümünde ise bu görüş ve önerileri derlediğimiz bir değerlendirme ile yazımızı tamamlamış olacağız.

Konuyla ilgili mikrofon uzattığımız kişilere aşağıdaki soruları sorduk ve verilen cevaplar bu sorular perspektifinde cevaplandırılmıştır.

Soru1) Mezatlar olmalı mı? Olmalıysa neden ve nasıl olmalı?

Soru2) Mezatlar olmamalı mı? Olmamalıysa neden olmamalı?

Yasin Yıldırım: İnsanların ticari ve sosyal amaçlar güderek bir araya gelip etkinlik ve organizasyonlar düzenlemesi bir sorun değil, olamazda. Ülkemizde süs tavukçuluğu bir gelişim ve değişim süreci yaşıyorsa elbette mezatlarda bu gelişim ve değişime ayak uydurmalıdır. Mezatlarda standart olan veya olmayan ama alan kişinin damızlık olarak kullanmak amacıyla hayvan edindiği, merdiven altı, duman altı, tenhalarda 20-30-40 kişinin dahil olduğu bir kültür. Bu bizim kültürümüzdür, değerimizdir, saygı duyuyorum ama geliştirmek ve değiştirmek zorundayız. Eğer belli hedeflerimiz varsa Hususen TSHF’ye kayıtlı her derneğin ve kulübün idarecisi, başkanı ve üyesi olan herkesin bu değişim ve gelişim sürecini benimsemiş ve kabul etmiş olması gerekiyor. Çünkü biz artık belli hedefleri olan bir camiayız. Eski kaldığımız yerde kalmaya devam etmemeliyiz, edemeyiz. Şöyle tavsiye ve önerilerim var. Tabi ki mezat yapalım ama bu mezatların adından başlayarak yöntemini ve sistemini, hedeflerini değiştirelim ve geliştirelim. Mezat değil de müzayede olsun, hayvanlar küçücük kutularda saatlerce beklemek yerine her hayvanın kendi kafesi olsun, şeffaf adil ve net bir hedefi olsun, satan ne sattığını alan ne aldığını iyi bilsin, bilirsiniz mezatlarda genelde sıralama konusunda bir hakkaniyet sıkıntısı vardır. Hakeza hayvan sağlığı ve refah standardı açısından hayvanlar küçücük kutularda saatlerce beklemesin. Eğer yapılabiliyorsa her mezat, kafesler sistemi donanımı edinsin. Orada ideal bir ışık ve havalandırma koşullarında 2 saat mi bekliyor, 3 saat mi bekliyor beklesin yemini suyunu içebilsin. Hayvanların kafeslerinin üzerinde ırk standardına göre genel olarak değerlendirildiği değerlendirme kağıtları asılsın satan ne sattığını alan ne aldığını iyi bilsin hakkaniyet ortadan kalkmasın. Birde bu tarz mezat konseptlerinde hitap edilen kitle bellidir ama müzayede tarzında bir etkinlik organize edilse hem hedef kitle olarak daha fazla kişiye erişilmiş hem de tanıtım açısından faydalı bir konsept inşa edilmiş olur. Yani ben mezattan müzayedeye geçişin şart olduğuna inanıyorum. Mezat veya müzayedeyi sunan arkadaşın ırk standartları konusunda bilgi sahibi olması gereklidir. Eğer olmuyorsa bu konuda Federasyon eğitimlerinden geçmiş hakemlerden görevlendirme yapılabilir. Mezat aynı konseptte kaldığı müddetçe sadece dar kitlelere, dar hedeflere yanlış şekilde katkı sağlar. Mezattan müzayedeye bir şekilde geçilmeli bundan kaçış olmadığını düşünüyorum. İstesek te istemesek te bu değişimin bir parçası olacağız. Çünkü süreç içerisinde değişmeyenler kaybolup yok olacak. Her anlamda mezat durgun sektörün dermanı olacaksa yeni bir yöntem yeni bir soluk kazanmalıdır.

Turan Ocaktürk: Bugün ülkemizde süs tavukçuluğu işiyle ilgilenenlerin bana göre % 80-90‘ı ticari amaç gütmektedir bunda da bir yanlış görmemekteyim. En azından üretici- hobiciler yem , elektrik, su, kira gibi ihtiyaçlarını bir şekilde çıkarmaları gerekmektedir. İyi bir damızlıkçı olabilmek için bir ırktan 80-90 tane civciv üretip içlerinden ancak 5-6 tanesini ayırıp -ki gerçekten ırk standartlarına göre tüm özellikleri taşıyan ancak bu kadar hayvan çıkar- tüm özellikleri standarda uygun olarak taşıyan bir horoz veya tavuk bulmak  %1 ihtimaldir. Bunu yarışmalarda görüyoruz 800-900 hayvan içerisinden 96 puan alan 1 horoz bile bazen çıkmıyor. Fransa’da 5 ülkeden en duayen üreticilerin katıldığı Brahma Şampiyonası yapıldı. Bu yarışmada 96 puan alan Siyah Beyaz Kolombian (lıght) brahma, Siyah Kar Yağdı (black motlet) brahma çıkmadı. Yüzlerce civciv çıkarıp çıkan civcivlerden 3-6-9 aylıkken elemeler yapmak lazım bunun içinde imkan lazım. Ürettiğimiz hayvanların hepsini kesip yiyemeyeceğimize göre ister istemez satışa sunup değerlendirmek gereklidir. Türkiye’nin şuan iç piyasanın haricinde hayvan sattığı tek pazar Irak. Irak’ta çok büyük bir pazar görünmesine rağmen Türkiye’yi tek başına taşıyacak bir pazar gibi durmuyor. İç piyasada birbirimize satıyoruz. Bazı kendini kanıtlamış az sayıda üreticimiz hayvanını istediği fiyata satıyor ama henüz kendini kanıtlayamamış üreticilerimiz hayvanını satmakta zorlanıyor istediği fiyata satamıyor. İyi kötü hayvanlarını paraya çevirmeleri gerekiyor. Her ne kadar mezatların eski sistemdeki haline karşı çıksam da TSHF’nin çatısı altında bir süs tavukçuluğu mevzuatı çalışılmalı. Geçmişte başlatılan mevzuat çalışmaları ısrarlı bir şekilde sürdürülüp o kapı açılıncaya, sonuç alınıncaya kadar devam ettirilmeli. Gerek Maliye Bakanlığı gerekse, Tarım Orman Bakanlığı nezdinde bir süs tavukçuluğu mevzuatı düzenlenmeli. Bu mevzuatta hayvanların taşınması, hayvan sağlığı, refah ve standartları ile ilgili maddelerde olmalı. Süs tavuğu nasıl bir kümeste bakılır?  İzmir’den Konya’ya nasıl gönderilir? Bir mezat esnasında nasıl sergilenir? Gibi belirli standartlar olmalı. Bu standartlar olduktan sonra zaten mezatlarla ilgili birçok sorunsalda çözülmüş olur. Bugün mezatları itici yapan şey veteriner kontrolünde bir hayvan girişi yapılmamasıdır. Yapıyorum diyen arkadaşlarımız vardır onlara saygımız var ama genel olarak yapılmıyor. Mezatlara getirilen birçok hayvanda çeşitli hastalık ve bakteriler bulunabiliyor, saatlerce karton kutularda bekliyor. Kanatlılarda hastalığı tetikleyen en büyük faktör strestir. Stres tetiklendiği zaman daha önceki hastalıklar devreye çıkıyor bağışıklık sistemi zayıfsa yeni bakteri ve mikroplardan etkileniyor ve yeni hastalıklara hemen yakalanabiliyor. Bunun için hayvanların taşınıp muhafaza edildiği sert plastik taşıma kutular, tahta kafesler veya sert mukavvadan yapılmış taşıma kutuları olmalı. Bu şekilde taşıma kutuları olursa mezat bekleme salonunda kafes donanımları hazırlanabilirse gerçekten de mezat olması gereken koşul ve şartlarda yapılmış olur ve halka da sunulabilir. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki şu haliyle mezatlar toplumun her kesimine hitap etmiyor. Birçok kişi mezatlarda hayvanlara yapılan o muameleden rahatsız  oluyor. Mezat esnasında hayvanın tutulması bile belli bir nezaket ve dikkatte olmalı.  Mezatların belirli kurallarla yapıldığı takdirde topluma ve tavukçuluk camiasına bir zararının olduğunu düşünmüyorum. Mezatlarda sergilenecek hayvanların standart özelliklerine göre değerlendirecek bir hakem tarafından bu hayvanı şu değerden başlatıyorum diyerek satışa sunması da güzel olur kimsenin hakkı yenmemiş olur. Bu yukarıda sıraladığım çerçevede bir mezat yapılandırılmasına gidilirse mezatların devam etmesi mezatların kaldırılmasından camia adına çok daha yararlı olacaktır.

Ömer Kılıçoğlu: İnsanlar kendi eylemlerinden kendileri sorumludur yani isteyen dernek mezat yapabilmeli. Fakat şuanda mezatlarla ilgili bir standart yok. Yani hayvanların taşınması, sergilenmesi, sağlık ve hayvan refah standardı açısından belirli bir standart yok ve çoğu yerde dikkat edilmiyor. Aynı zamanda mezatların ne kadar sürede kaç defa yapılacağıyla ilgili de bir standart yok. Biz İstanbul Derneği olarak mezatlara karşı olduğumuz için hiç mezat düzenlemedik ama bu düzenlemeyeceğimiz anlamına gelmez. Üyelerimizden talep gelirse mezat düzenleyebiliriz. Biz mezat düzenleyenlere bugüne kadar bir şey demedik hatta davetlerine icabet edip katıldık. Ama bana sorarsan mezatların bir standardı olması lazım, ciddi bir çalışma olması lazım üzerinde. Benim Federasyon Başkanlığım döneminde derneklere yılda bir kez büyük mezat yapma hakkı tanımıştık federasyon olarak bu mezata da katılım gösterdik ama bunu haricinde başka mezatlar yapılırsa bu mezatlara federasyon olarak katılım sağlama mecburiyetimiz yoktu. Geçen bazı dostlarımızla bu konu üzerine konuştuk oradaki arkadaşların genel kanaatine göre; dernekler mezat yapacağı zaman federasyondan izin almalı ve belli standartlara göre yapılmalı. Tabi bu düşünce ham bir düşünce eksileri artıları teferruatlıca düşünülüp çalışılmalı. Neticede burası özgür bir ülke isteyen mezat yapar, istemeyen yapmaz, isteyen mezattan hayvan alır, istemeyen almaz ama bana göre mezat yapılacaksa bile belirli kural ve standartlara göre yapılmalı.

Ali Akgün: Mezatlar süs tavukçuluğunun görsel penceresidir. Ülkemizde süs tavukçuluğu alanında dernekler, kulüpler ve federasyondan önce mezatlar vardı. Mezatların etkisiyle ülkemizde süs tavuklarına ilgi arttı. Şuanda büyük mezatların sonlandırılmasıyla ülkemizde süs tavukçuluğu bitme noktasına geldi. Süs tavuğu yetiştiricisi üreticilerin üretim fazlası hayvanlarını bir şekilde paraya dönüştürmesi gerekiyor. Bunun için de en iyi platformlar mezatlardır. Şuanda Türkiye de camiada ben kimi tanıdıysam mezatlar sayesinde tanıdım. Bana göre mezatların ülkemizde süs tavukçuluğuna hiçbir zararı yok aksine mezatlar süs tavukçuluğunun vitrini showroomu olarak görüyorum.

Kemal İs: Mezatçılık ve süs tavukçuluğu; Birbirini tamamlayan ancak bir o kadar da uzak durması gereken 2 farklı konu. Camianın ilk kuruluş aşamasında yüzlerce insanı bir araya getiren, tanıştıran, kaynaştıran bir araç oldu mezatlar. Dernekler bu sayede gelir elde edip daha da büyüler. Buradan elde edilen gelirler sayesinde dernekler etkinlik düzenledi veya diğer derneklerin düzenlediği etkinliklere katılım sağladılar. Her etkinlikten sonra sosyal medya paylaşımları sayesinde insanların merakı artarak dernekler yeni üyeler kazandı. Her yeni üye yeni bir çevre, yeni bir beyin ve güç olarak katkı sağladı. Mezatlar sayesinde hızlı bir şekilde büyüme kaydeden dernekler yeni beyinlerin ve düşüncelerin hatta tecrübelerin bir araya gelmesiyle derneklere yeni bir yol haritası geliştirilmesi sağlandı. Bu vesile ile dernekler bilinçli üretici, bilinçli yarışmacı ve hakem adayları yetiştirmek için çeşitli eğitim programlarına katılmaları için üyelerini teşvik etti. Eğitimini alan üyeler için üreticilik keyifli olmakla beraber birçok zorluğu da beraberinde getirdi. Bunların en başında bilinçli bir üretici; artık mezat veya pazarlardan eskiden beğendiği birçok hayvanın aslında standartlara uygun olmaması sebebiyle alınmaması gerektiğini gördü. Sonuç olarak camiayı büyüten ve gelişimine en büyük katkı sağlayan mezatçılık ruhu  kötü etkilenerek gerileme kaydetti. Bundan sonra yapılacak en doğru şey bilinçli üreticilerin sayısını arttırmak. Eğer bu sayı artarsa mezatta ki hayvanların kalitesi de artmış olacak ve alışverişler daha keyifli hale gelecektir.

Emrah Bilgi: 2019 yılına kadar Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde müzayede (mezatlar) yapılıyordu. İlk zamanlar hepimiz için çok önemsediğimiz organizasyonlardandı. Arkadaşlar ile sohbet etme fırsatımız oluyordu. Başka şehirleri görüp gezme , yeni ırkları tanımamıza sebep oluyordu. Belirli zamandan sonra gerçek profesyonel tavuk ırkları mezat alanlarına gelmemeye, hatta ve hatta vasat diyebileceğimiz bazen de hastalıklı hayvanlar gelmeye başlamıştı. Buda Türkiye’deki profesyonel üretim yapan kişileri çok etkiler hale gelmişti. Hayalim deki müzayede şu şekilde olmalı. Gelen hayvanlar en az 1 tavuk 1 horoz şeklinde olmalı. Standartlara uygun olmalı. Hastalık kontrolü yapılmalı. Ama  maalesef işler düşündüğümüz gibi olmadığından dolayı şahsen mezatlara karşı çıktık yapılmamasını istedik. Amacımız Türkiye’nin kalitesi herkes tarafından bilinmeli ve duyulmalı. O sebeple mezat ve müzayedeler maalesef  istediğimiz gibi olmayacak

Sonuç ve Değerlendirme:

Yukarıda mikrofon uzatıp görüş ve önerilerini talep ettiğimiz değerli dostlarımızın beyan ve kanaatlerini esas alacak olursak aşağıdaki sonuç değerlendirmesini sıralayabiliriz.

1)Genel olarak kimse mezat etkinliğine karşı değil. Hatta uygun koşullar gözetilerek düzenlenecek mezatların pandemi koşulları nedeniyle daralan ve durma noktasına gelen pazara hareket getirecek ve üretici hobicilere bir can suyu olabileceği ifade edilmekte.

2)Genel görüşe göre; mezatlara karşı olmamakla birlikte, mevcut mezatlarda karşılaşılan bazı yöntem ve uygulamaları yanlış bulmakta, eleştirmekte ve bunların düzeltilmesi gerektiğini ifade etmekteler.

3) Mezatlar olmalı ama bazı standartları olmalı görüşü öne çıkmakta.

4) Mezatlar ülkemizdeki süs tavukçuluğu tarihinin ve  kültürünün bir parçası. Bir kalemde silinip atılmamalı ama değiştirilmesi ve geliştirilmesi şart.

5) Mezatların camiayı birleştiren, bütünleştiren ve büyümesine hizmet eden bir fonksiyona sahip olduğu göz ardı edilmemeli. Yeni tanışmalara, kaynaşmalara, sosyalleşmelere vesile olduğu gerçeği unutulmamalı.

6) Mevcut mezatlarda yanlış görülen ve düzeltilmesi talep edilen konu başlıklarını şu şekilde sıralayabiliriz;

*Hayvan refah standartlarına azami ölçüde dikkat edilmeli. Hayvan taşıma, bekletme ve sergileme koşulları iyileştirilmeli ve mezat düzenleyen organizasyon gerekli donanımsal ihtiyaçları önceden hazırlamalı

*Hayvan sağlığı konusuna dikkat edilmeli. Mümkünse mezatta sergilenecek hayvanlar bir veteriner tarafından sağlık kontrolünden geçirilerek kabul edilmeli

*Hakkaniyete çok dikkat edilmeli. Mezatı sunan veya hayvan kabulü sağlayan görevlilerin standart özelliklerden anlayan bilgi ve tecrübeye sahip olması sağlanmalıdır. Hayvanlar standart kriterlerine göre değerinde satışa sunulmalı ne üretici ne müşteri bu konuda bir hak kaybına uğramamalı.

* Mezatlar mümkünse kahvehane köşelerinde veya merdiven altı mekanlarda düzenlenmemeli ve geniş bir kitleye hitap edebilecek şekilde organize edilmeli.

Folluk Dergisi olarak biz bu dosya konu üzerinde çalışırken TSHF’nin de resmi görüşlerini talep ettik. Konu TSHF Yönetim Kurulunda görüşüldükten sonra bize nihai kanaatleri TSHF Başkanı Özcan Çetin tarafından şu şekilde ifade edilmiştir.  “Biz mezatlara karşı değiliz isteyen dernek mezat yapmakta özgürdür. Fakat biz Federasyon olarak mezatlarla ilgili bir sorumluluk üstlenmeyi doğru bulmuyoruz. Yaşanabilecek olumsuzlukların federasyona mal edilmesi durumunda federasyon kurumsal kimliğinin yıpratılmasını doğru bulmayız.” TSHF Yönetim Kurulunun beyan ettiği kanaat ve tutuma göre; düzenlenecek mezatlarda yaşanabilecek olumsuzlukların Federasyon tüzel kişiliğini yıpratabilecek olumsuzluklara muhatap olmamak için resmi bir sorumluluk altına girilmesini doğru bulmadıkları ifade edilmekte. Buna karşılık mezatlarla ilgili olarak yukarıda sıralanan görüş ve önerileri düzenleyip yönetecek bir üst iradeye ihtiyaç olduğunu düşünmekteyiz. Aksi takdirde mezatlarla ilgili olarak önerilen düzenlemeler hayat bulamaz ve bu konudaki düzensizlikler devam edip gider. Folluk Dergisi olarak bizim önerimiz; belki dernek başkanları nezdinde bir çalıştay düzenlenerek bu konunun eksileri ve artılarıyla enine boyuna tartışıldıktan sonra ortak bir sonuç metni üzerinde bir uzlaşı sağlanması. Sonuç metnine imza atan tüm tarafların imza attıkları sonuç metninin uygulanması konusunda sorumlu tutulması. Tüm bu süreci tertip edip yönetecek belki bir komisyonun kurulması yararlı olacaktır.

Folluk Dergisi Türkiye tavukçuluğunun medya yüzü