Hobicinin El kitabı Kanatlı Sağlığı

SAĞLIKLI SÜRÜLER İÇİN DOĞRU AŞILAMA

Mojtaba Yegani, Alberta Üniversitesi, Kanada ve Gary D. Butcher, Florida Üniversitesi, ABD

World Poultry No 7,Volume 25, 2009

Çeviri: Dr. Hüseyin SUNGUR/Yum-Bir Eski Genel Sekreteri

Kanatlıların hastalıklara karşı korunması sadece koruyucu aşıların uygulanmasından ibaret değildir. Hastalık kontrolü karmaşık ve çok yönlü bir süreçtir.  Bir hastalık ortaya çıktığında genellikle aşı kalitesi suçlanmakla birlikte sıklıkla diğer faktörler sorumludur. Hastalık sebebinin belirlenmesi ve sorunun çözümü genellikle yoğun bir araştırma gerektirir.

Ticari kanatlı çiftliklerinin ölçeği artmaya devam etmektedir. Bu çiftliklerin genellikle aynı coğrafik bölgelerde yerleşik olması, hastalıkları dinamik tutmaktadır. Son yıllarda birçok yeni salgın hastalık sürülere bulaşmış ve geniş alanlara yayılmıştır.  Var olan hastalıklar kayda değer bir değişim göstermiştir. Bu hastalıkların birçoğu geçmişte klasik sağlık ve çiftlik yönetimi tedbirleri ile kontrol edilebiliyordu. Ancak, hastalık ajanları değişerek daha virülent hale gelmiştir. Bu sebeple, aşı programları hastalıklara karşı koruma sağlamada genellikle yetersiz kalmaktadır. Şurası açıktır ki tek bir aşılama programı her yöredeki her çiftliğe uygun değildir. Bu nedenle, kanatlı yetiştiricileri ve teknik danışmanlar aşılama programlarının yeni bilgiler, sürü bağışıklık düzeyi ve yeni hastalıklara göre değişebileceğinin farkında olmalıdır.

Niçin Aşılama?

Aşı, kanatlıların sahada patojen organizmalara maruz kaldıklarında ortaya çıkan sorunları önlemek ya da azaltmak için kullanılır. Aşılama tıpkı muhtemel tehditlere karşı uygulanan sigorta gibi bir güvence olarak düşünülmelidir. Aşılama maliyeti; aşı fiyatı, aşılamanın planlanması için harcanan zaman ve uygulayıcıya ödenen parayı kapsar. Aşılamanın diğer önemli bir maliyet unsuru da pek dikkate alınmayan, canlı aşı uygulamaları sonrasında ortaya çıkan aşı reaksiyonuna bağlı kayıplardır. Hastalıklar her yerde var olabilir ve ticari işletmelerin yoğun olduğu bölgelerde yıkıcı sonuçlar doğurabilir. Hastalıklardan korunmada öncelikli strateji aşılamadan ziyade, hastalığın işletmeye girmesini engellenmesine yönelik tedbirler olmalıdır. Koruyucu önlemler, kanatlıları doğuştan gelen direncini artıracak ve enfeksiyonun sürüye girişini engellemeye yardımcı olacak yeni çiftlik yönetim sistemleri, ürünler ve uygulamalara odaklanmalıdır.

Aşılama maliyeti artıran bir unsur olduğu için sadece zaruri aşılar programa dahil edilmelidir. Bu nedenle, aşılamaya sahadaki risk esas alınarak karar verilmelidir. Eğer belirli hastalıklara karşı risk düşük ise aşılama yapılması çok anlamlı değildir, çünkü maliyet sağlanacak faydadan daha yüksektir. Aşılamada başarı sağlayabilmek için, aşılama programının, hastalıkların yörede yarattığı zorlayıcı koşulların gereklerine adapte edilmesi gerekmektedir.

Aşılamada Başarısızlık

 Aşı uygulamasını müteakip tavuklarda yeterli antikor titresi oluşmaz ve sahada mevcut hastalıklara karşı duyarlı hale gelirler. Aşılama gerekli korumayı sağlayamadığında, doğal eğilim aşıyı suçlamaktır. Aşı, hastalıktan korunmak için önemli bir araç olmakla birlikte, başarısızlığa neden olabilecek diğer faktörlerin de iyi değerlendirilmesi gerekmektedir. Aşılama başarısızlıklarında aşağıdaki faktörler etkilidir.  

Aşılama programı

Her bölgenin kendine özgü hastalıkları bulunmaktadır. Bu nedenle, her yer için uygulanacak tek bir uluslararası aşılama programı geliştirmek akıllıca değildir. Sahadaki kanatlı yoğunluğu, büyük işletmelere yakın küçük işletmelerin varlığı, zayıf biyogüvenlik ve yetersiz çiftlik yönetiminin mevcut olduğu hallerde daha kapsamlı ve yoğun bir aşılama programı gerekebilir. Bazı bölgelerde broiler entegrasyonlarında aşı kullanılmamaktadır. Bazı bölgelerde ise Newcastle, gumboro, bronşit, grip ve diğer aşıların canlı ve inaktif kombinasyonlarını içeren yoğun aşılama programları uygulanmaktadır. Yüksek performanslı broiler entegrasyonları hastalıklardan arîdir ve aşı kullanımına gerek yoktur. Bu tür işletmelerde aşı kullanımının performans üzerindeki olumsuz etkisi belirgindir.  Ayrıca, sanitasyon programlarının yetersiz olduğu hallerde yetiştiricilerin yoğun aşı kullanımı sürdürülebilir bir yaklaşım değildir.

Aşı programları çok iyi çalışılmalı ve uygulanmalıdır, aksi takdirde sonuçları faydadan çok zarar getirir. Özellikle sahada canlı aşı ilk kez uygulanacaksa ihtiyaç olduğundan emin olunmalıdır. Yeni canlı aşı uygulamaları, yeni vakaların çıkmasına ve hızlı yayılmasına sebep olabilir.

Bir sürüye uygulanan aşının tipi, parti numarası ve son kullanma tarihi kayıt edilmelidir. Buna ilave olarak tavukların yaşı, aşılama şekli, aşılamayı yapan kişiye ilişkin detayların bilinmesi ileriki bir dönemde yapılacak araştırmada faydalı olabilir. Bu tür detaylı kayıtlar olmadan başarısızlığın sebepleri ortaya çıkarılamaz.

Aşı uygulamaları ile dağıtım ve muhafaza koşulları

Aşılama programı çok iyi hazırlanmış olsa bile, aşı uygun şartlarda sevk ve muhafaza edilmez ise başarı şansı yoktur. Canlı aşılar kötü şartlarda maruz kaldığında inaktive olabilir.  Aşılar üretici firmanın önerdiği şartlarda saklanmalı ve kullanım öncesi aşının hazırlanması doğru yapılmalıdır. Özellikle Marek aşılarında bu durum önemlidir. Enfeksiyöz Bronşitis (IB) aşıları hazırlandıktan sonra bir saat içinde sıcak şartlarda potensini %50 kaybeder.

Aşılama hataları

Kanatlılarda aşının başarısız olmasının en yaygın nedeni hatalı uygulamalardır. Aşı uygulaması öncesi sürecin tüm detayları çok iyi planlanmalıdır. Bu planlama aşının sevki, muhafazası ve uygulaması konusunda iyi eğitilmiş ekibi de kapsar. Ancak doğru aşı uygulaması ile hastalık kontrolü ve sürü performansı sağlanabilir.

Canlı aşının su veya sprey yoluyla toplu uygulamalarında bazı tavukların aşıdan faydalanamaması söz konusu olabilir. Aşı virüsünün tavukta çoğalması ve sonra aşının yatay bulaşma ile tavuktan tavuğa geçmesi ile bir korumaya sağlanacağını düşünmek risklidir. Bu durum sürüde bağışıklığın gecikmesi ile sonuçlanır. Eğer sürü inaktif aşı ile aşılanmış ise, hayvandan hayvana aşı virüsü bulaşamayacağı için aşılamadan faydalanamamış kanatlılar korumadan yoksun kalacaktır. 

Canlı aşıların içme suyu ile uygulanmasında suyun temizlenmesi amacıyla kullanılmış olan dezenfektanlar aşı virüsünün tavuğu enfekte edemeden parçalanmasına sebep olabilir. Kas içi veya deri altı uygulamalarda aşının doğru noktaya uygulanmaması halinde de bağışıklık oluşmaz. Bu yüzden rutin izleme programları kapsamında rastgele örnekleme ile aşının doğru noktalara yapılıp yapılmadığı kontrol edilmelidir. Birçok olayda %10-15’lik bir oranın aşılanmamış olabilmektedir. Aşılama öncesi aşı etiketlerinin dikkatle incelenmesi gerekir.

Aşılamaya ilişkin hatalar çoğunlukla aşının boşa harcanması ile sonuçlanır. Ancak bazı durumlarda bu ciddi sonuçlara da yol açabilir. Örneğin, çiçek aşısı yerine yanlışlıkla infeksiyöz laringotraheitis (ILT) aşısı  gözden damlatma yoluyla uygulandığında, gözlerde çiçek lezyonları oluşturarak büyük kayıplara neden olur.

Maternal Antikorlar

Anaç sürülerin bağışık düzeyi, bu sürülerden elde edilen kanatlıların bağışıklık oluşumunda da etkilidir. Eğer anaç sürüler yüksek antikora sahip ise, bu antikorlar yumurta vasıtası ile yavrularına geçer ve tıpkı saha virüsleri ile olduğu gibi canlı aşı virüsü ile etkileşime geçerek bağışıklık oluşumunu geciktirir. Bunun sebebi bağışıklı sisteminin uyarılmamasıdır. Örneğin, bir civciv gumboro hastalığına karşı yüksek antikor taşıyan anaçtan geliyorsa haftalarca yüksek maternal antikor taşır. Antikorların var olduğu bu dönemde aşı uygulanır ise, aşı virüsünün bir kısmı nötralize edilecek ve aşının etkinliği azalacaktır. Diğer yandan aşılama maternal antikorlar kayboluncaya kadar ertelenirse hayvanlar saha virüsüne duyarlı hale gelecektir.  

Stres

Aşılama bir stres oluşumuna sebep olur.Bir  kanatlı canlı aşı ile aşılandığında hafif şekilde infekte edilmiştir.Stres aynı zamanda sıcaklık nem gibi çevresel faktörler,yetersiz beslenme, parasitizm tavukların bağışıklık cevabını azaltan unsurları da kapsar.Hasta hayvanların bağışıklık sistemleri zaten düşük kapasitede faaliyet gösterdiğinden bu hayvanların aşılanması tavsiye edilmez. Hasta kuşların canlı aşı ile aşılanması, sıklıkla bağışıklık sisteminin cevabının azalması ve aşı reaksiyonları ile sonuçlanır. Çünkü bu kuşlar zayıflatılmış aşı suşlarına bile immun cevap geliştiremezler.Genel kural aşılamanın sürü sağlıklı hale gelinceye kadar ertelemektir. Hastalıklı sürülerde aşılamadan vazgeçmek hastalıkla eş zamanlı olarak aşılama yapmaktan daha iyidir.

Zamanlama

Aşılma zamanı kanatlılar hâlihazırda hastalığın kuluçka döneminde olabilir. Bu yüzden hatasız aşılmaya rağmen hastalık çıkabilir. Çünkü antikor düzeyinin koruyucu seviye ulaşması için beli bir süreye ihtiyaç var. İlk canlı aşının uygulanmasından 4–5 gün sonra antikor G(IgG) tespit edilebilir. Antikor düzeyinin koruyucu seviyeye ulaşması için ilave zamana ihtiyaç vardır.

Bağışıklığın Baskılanması

Aşılma yapıldığı zaman sürünün bağışıklık durumu dikkate alınmalıdır. Tavukların bağışıklığı gumboro, tavukların anemi hastalığı, Marek veya toksinli yem tüketimi nedeniyle baskılanmış olabilir. Bağışıklığın baskılanması terimi antikor oluşumunu sağlayan hücre kısımlarının doğru çalışmadığını ifade eder. Bu durum aşıdan dolayı oluşacak korumanın sınırlı olmasına ya da aşırı reaksiyonlar nedeniyle hastalık ve ölümlerin artmasına neden olur.

Sevk ve İdare uygulamaları

Çiftliklerin kötü yönetilmesi aşı başarısızlıklarına neden olabilir. Eğer enfeksiyöz hastalık etkenlerinin bir önceki hastalık temizlenmeden sürüde çoğalmasına müsaade edilirse, belirli bir enfeksiyöz ajanın normal bağışık dozu bile yapılan etkili aşılma programlarını alt üst etmeye yetebilir.Uzun vadede aşılama iyi bir sevk idarenin yerine konamaz.

Aşı Kalitesi

Bir sürüde yeterli bağışıklık oluşmaz ve hastalık görülürse aşı kalitesi suçlanır. Fakat bir çok olay göstermiştir ki vakaların çoğunluğunda aşı kalitesi mükemmeldir ve başarısızlıktan sorumlu değildir. Aşı kalitesi ile ilgili kaygıları gidermenin en iyi yolu, aşıları üretim kalitesinden emin olunan firmalardan satın almaktır.

Aşı Değişimleri

Ticari işletmeler aşılama yapmayarak ya da kısmi aşılma programları ile masraflarını azaltabilirler. Aşılama kararı risk analizine dayanmalıdır. Hastalık yoksa aşılma da yapılmamalıdır. Eğer risk varsa aşı üretici firmanın önerileri doğrultusunda uygulanmalıdır. Aşı dozu azaltıldığı zaman, kanatlılar yeterli aşıyı alamayacak ve bağışıklık sitemini uyaramayacaktır. Bu durum hastalığa karşı direnci azaltacaktır. Aşırı inaktive edilmiş aşı kullanımı bağışıklık oluşumunu kilitleyecek ve saha suşlarına karşı sürüyü daha da duyarlı hale getirecektir. Doğru aşı seçimi yerel şartlara göre yapılmalıdır. Maternal antikor düzeyi zayıf aşıları nötralize edebilir. Diğer taraftan uygun modifiye edilmeyen aşılar reaksiyonların uzamasına  neden olur ve E.Coli gibi ikincil bakteriyel enfeksiyonlara karşı sürüyü duyarlı hale getirir. Bazı durumlarda kayıplar, genellikle sahadaki hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan kayıplara benzer bir şekilde oluşabilir.

Aşı Suşları/Serotipleri

Hastalığa neden olan patojenlerin birçok serotipi vardır. Örneğin IBV nin 100, Salmonella’nın 2000 den fazla serotipi belirlenmiştir. Bazı durumlarda aşı saha virüsüne karşı bağışıklık sistemini uyaracak doğru suşu taşımıyor olabilir. Aşının doğru uygulanmasına ve titrenin yeterli olmasına rağmen tavuklar hastalanabilirler. Son yıllarda İnfeksiyöz Bronşitis (IBV), gumboro, çiçek, Marek ve diğer hastalıklarda bu duruma rastlanmıştır. IB aşı programlarının çoğu Massachusetts ve Connecticut  serotiplerini kapsar. Buna rağmen değişik serotiplerin oluşturduğu hastalık sürülerde görülür. Çünkü mevcut antikorlar virüsü nötralize  edememektedir. Aynı şekilde IB virüsüne karşı koruyucu antikor seviyesi mevcut ise, Newcastle ve diğer hastalıklara karşı koruma oluşacağı söylenemez. Her hastalık için özgün antikor düzeyi ayrı ayrı tespit edilmelidir. Bazı durumlarda saha virüsü yüksek hastalık yapma gücüne sahip, seçilen aşı aşırı zayıflatılmış olabilmektedir. Bu durumda sürü etkin şekilde bağışıklanmış olur ancak bu hastalığa karşı tam bir koruma sağlayacak yeterlilikte olmayabilir.

Folluk Dergisi Türkiye tavukçuluğunun medya yüzü