Endemik(Yerli) Türler Kanatlı Türleri Köşe Yazıları

Osmanlı Yadigarı Balkan Tavuk Irkları

                Adını Türkçe den alan Balkan Yarımadası, Güney Avrupa’daki üç yarımadadan biridir. Türkçe anlam karşılığı ağaçlık dağ demektir.  Bölge; Yunanistan, Slovenya, Hırvatistan, Bosna-Hersek, Makedonya, Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ, Kosova, Bulgaristan, Romanya ve Moldova’dan oluşmaktadır. Batı’da Adriyatik Denizi, güneyde Ege Denizi, doğuda Marmara ve Karadeniz ile çevrilidir.

Osmanlı Balkanlarda 500 yıl kadar hüküm sürmüştür. Diğer ülkelerin uyguladığı sistemi uygulamamışlar oraların yönetimine Osmanlı’dan yönetici atamışlar ve her yerleşim yerine de kendileri Müslüman aileleri yerleştirmişlerdir. Osmanlının bu yönetim sistemi sayesinde birçok din , birçok dil ve ırktan insan seneler boyu bir arada yaşamışlardır. Balkanlar insanlık tarihinin en önemli bölgelerinden biri olarak Avrupa ile Anadolu, Yakın Doğu ile Asya ve Afrika’ya açılan bir kapı ve aynı zamanda da Akdeniz dünyası ile Avrupa’nın karşılaşma ve kaynaşma noktası olmuştur. Özellikle İstanbul Osmanlı döneminde bu bağlantıyı sağlayan çok iyi bir pazar olmuştur.

Peki biz Balkanlara neler götürdük? En başta Kültürümüzü taşıdık balkanlara.  Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılan ve yüzyıllardır ayakta kalan cami, medrese, saat kulesi, hamam ve köprüler kültürümüzün oralarda bıraktığı izlerin en güzel örneklerinden. Birkaç kaynakta okuduğum bilgilerde yaklaşık olarak 15.000 adet bu tarz yapılar bırakmışız balkanlara. Bunun yanı sıra orada yaşayan ve durumu iyi olan Müslüman halk bizden sürekli bir şeyler götürmüşler oralara. Özellikle Denizli yöresinden giden birkaç ırk güvercinden , birkaç tavuktan , farklı sebze ve meyvelerden bahsedilmekte.

Ben konunun bizim ile alakalı olan kısmına gelmek istiyorum. Bizden giden yerli tavuk ırkları sayesinde Balkanlarda birçok balkan ırkı üretilmiştir. Şimdi bu ırkların başlıcalarına kısaca bir göz atalım.

1-Struma Fowl  (Bulgaristan) : Bizim yerli ve milli ırkımız olan Sultan ırkının genlerini barındıran ibik dışında dış görünüş olarak Sultan ırkına çok benzeyen bir ırktır. Bulgaristan da çekici görünümü sayesinde oldukça dikkat çeken ve popüler bir ırktır.

2-Bulgarian Bantam  (Bulgaristan) :  Bizim yerli ve milli ırkımız olan İspenç ırkının genlerini barındırın ve ispenç ırkının tepeli bir görünümüne benzeyen bir ırktır. 2012 yılında Bulgaristan’da düzenlenen fuarda büyük ilgi gördüler. Yıllardır önemsenmeyen bu ırk uluslararası bu fuar sayesinde ülkede tekrar popüler oldu.

3-Serbian Longcrower/Singer  (Sırbistan) : Bu ırkta yerli ırkımız Denizli Tavuğunun genlerini taşıyan bir başka balkan ırkıdır. Bu ırka birçok isim verilmiştir. Sırk uzun öteni , Kosova uzun öteni , şarkıcı , Türk uzun öteni olarak ta bilinmektedir. 20 ila 40 saniye arasında bir ötüş uzunluğuna sahiptir. Ayrıca bu ırk için 1547–1627 yılları arasında yaşamış ressam Jacopo Ligozzi tarfından bir Osmanlı insanı ile çizilmiş bir resmi vardır.

Kosova

4-Berat Fowl (Arnavutluk) : Eski bazı kaynaklarda yerli ırklarımızın içerisinde adı geçen ve uzun ötüşünün Denizli ırkına göre daha kalın bir ton ile gerçekleştirildiği anlatılan ırkımızın Arnavutluk tarafından yerli ırk olarak kabul edilmiş versiyonu olduğunu düşünmekteyiz. Ötüm süresi 15 ila 38 saniye arası olarak anlatılmaktadır.

Berat

5-Sombor Crested Chicken (Sırbistan) : Bu tavuk ırkıda Sırbistan da yerli ırk olarak kabul edilen ve çift amaçlı beslenen bir ırktır. Hem et , hemde yumurta verimi olarak beslenmektedir. Bu ırkta bizim yerli ırkımız Gugulli den izler taşımaktadır.

Yukarıda kısaca değindiğim bu ırklara birkaç ırk daha eklenebilir. Güvercinler içerisinde ise en popüler olan ırk Denizli dolapçı güvercinidir. Kosova da bu güvercinlere Ladik güvercini denilmektedir. Özellikleri Dolapçı güvercinleri ile birebir aynıdır. Ladik ismi de Denizli’ye Selçuklular zamanında verilen isimdir. Kosova tarafında uzun öten bazı yerli ırkların fazlalığı da Denizli ilinden oralara giden tavuklar sayesinde olmuştur. Kısacası Osmanlı Devleti Balkan topraklarına kadar genişleyince , bulunduğu stratejik nokta sayesinde birçok canlı ve cansız ürün , kültür , müzik hepsi bu topraklara da yayılmıştır. İşte bu izleri mimari yapılarda bulduğumuz kadarıyla , oraların yerli halklarının baktığı yerli ırk olarak kabul ettikleri güvercin ve tavuklarda da görmekteyiz.

Öner Gülen